Albert Camus (1913-1960)

20. yüzyılın ünlü Cezayirli yazarı Albert Camus 1913'te Cezayir Mondavi'de doğdu. Babası Alsaslı, annesi İspanyoldu. Bir tarım işçisi olan babasının ölümü üzerine annesi hizmetçilik yaparak oğlunu okutmaya çalıştı. Güç koşullarda gittiği Cezayir Üniversitesi'nde felsefe okudu; gazetecilik yapmak üzere Paris'e gitti. İkinci Dünya Savaşı boyunca "Combat" direniş grubunda etkin olarak çalıştı. Savaş sonrası Combat gazetesinin yazı işlerinin başına geçti; gazetede baş makaleler yazdı.

Camus 1947'de gazeteciliği bırakarak kendisini tümüyle edebiyata verdi. Yazdığı roman, deneme ve oyunlarında, varoluşçu felsefi görüşle absürdüzm de denilen saçmalık iç içe geçer. İlk yapıtları;" Tersi ve Yüzü", "Düğünler"in ardından "Yabancı" adlı romanı ve "Sisiyphe Efsanesi" adlı felsefe denemesi ile edebiyat dünyasında adını duyurdu. Albert birbirini bütünleyen bu iki yapıtta, insan yaşamının saçmalığı üzerinde durdu.

Camus'a göre ölümlü bir yaratık olan insan, aklının yardımı olmadan akıl dışı bir dünyada yaşıyordu. Albert bu düşünceyi savaşın neden olduğu sorunlara yönelterek "Bir Alman Dosta Mektuplar"ı yazdı. 1947'de yazdığı "Veba" adlı yapıtında insanlığın içler acısı durumunu ortaya koydu. "Başkaldıran İnsan", "Yaz", "Düşüş", "Sürgün ve Krallık" ile "Günü Gününe" adlı yapıtlarında deneme ve derlemeler yaptı; hikayeler yazdı. Camus, başkaldırma eylemini, dünyanın saçmalığı karşısında yüce bir ilke olarak zorunlu görmekteydi. "Yanlışlık", "Caligula", "Sıkıyönetim" ve "Doğrular" düşünürün diğer yapıtlarıdır. 1935'ten sonra tuttuğu günlükleri "Carnets" adıyla yayımlanan Camus, 1957'de Nobel edebiyat ödülünü aldı. Düşünür 1960'da bir trafik kazası sonucu öldü.