Emile Zola -Edouvard Charles Antoine- (1840-1902)

Naturalizm akımının güçlü ve başarılı uygulayıcısı Fransız romancısı Emile Zola 1840'da Paris'te doğdu. Babası İtalyan, annesi Fransız'dı. Çocukluk ve gençlik yılları Provence'deki Aix kasabasında geçti. 1860'da edebiyat dersinde başarız olduğu için Paris Saint Louis lisesinden ayrıldı. Paris'te yoksulluk çekti. Bir süre katiplik yaptıktan sonra işini bırakıp yazı yazmaya başladı. 1870'den sonra çeşitli gazetelerde yazdı. Çok sıkıntı çeken sanatçının Paul Cezanne en iyi arkadaşlarından biriydi.

Yazarın Romantizm izleri taşıyan "Ninon'a Masallar", otobiyografik romanı "Claude'un İtirafı" ve "Ölmüş Bir Kadın'ın Dileği" adlı yapıtınden sonra ilk naturalist romanı "Therese Raquin" ilgi çekti. İlk tefrika romanı "Marsilya'nın Esrarı" yayımlandı. "Meyhane" yayınlanınca Zola çağın ünlü yazarları arasına girdi. Ardından "Germinal", "Nana", "Toprak", "Hayvanlaşan İnsan" ve "Bozgun" yayınlandı. Germinal'den sonra yoğun olarak sosyalist teorilerin etkisinde kalan sanatçı yapıtlarında zorlu yaşamları, aşkları, maddi sıkıntıları ve ölüm karşısında çekilen acıları anlattı. "Taşra", "Rahip Mouret'nin Günahları", "Bir Aşk Hikayesi", "Yaşama Sevinci" ve "L'Oeuvre" adıyla "Sen Kıyıları" yayınlandı. Arkadaşı Cezanne, Zola'nın "L'Oeuvre" adlı eserinin içinde kendisini bulunca ona küstü. Zola, insanların eğitilmesi ve toplumun gelişmesi için de eserler verdi; "Dört İncil", "Döl Bereketi", "Emek", "Adalet" adlı yapıtlarını bu amaçla yazdı. Zola, kentleri anlattı, kısa hikayeler ve toplumsal eleştiriler yazdı. Bilim ilkelerinden ilham alan bir inceleme edebiyatının gelişmesine çalıştı. Emprestyonistleri savundu, krallık rejimine karşı çıktı.

Zola romanlarında İkinci İmparatorluk Dönemi'nin toplumsal bir panoromasını çizdi. Haksız yere vatan hainliği ile suçlanan Fransız Yahudisi Yüzbaşı Alfred Dreyfus'u savundu. Bu amaçla gazetesinde "Suçluyorum" diye başlayan makalesinde subayın suçsuzluğunu, suçlayanların oyunlarını gözler önüne serdi. Kamuoyunda tepki yaratan bu olay üzerine davaya yeniden bakıldı. Kendisi de suçlanıp hapis ve para cezasına çarptılınca Londra'ya kaçtı. Dresfusçular affedilene kadar da dönmedi. Bu olay nedeniyle Legion d'Honneur nışanı geri alındı; Fransız Akademisi kendisine kapılarını kapattı; birkaç kez aday gösterildiği halde alınmadı. Emile Zola 1902'de konağında, sobadan çıkan dumandan boğularak öldü. Olayın esrarı çözülemedi. Zola'nın külleri 1908'de Pantheon'a getirildi.