Frederic Francizsek Chopin (1809-1849)

Dünyanın en büyük piyano bestecilerinden Fryderic Chopin 1809'da Zelazowa Weda adlı bir Polonya köyünde doğdu. Babası Nicolas Chopin Varşova'ya yerleşmiş bir Fransız öğretmendi; annesi yoksul düşmüş soylu bir Polonya ailesinden geliyordu. Piyano seslerinin yükseldiği bir evde dünyaya gelen Chopin bir harika çocuktu. Altı yaşında dinlediği bir parçayı tekrarlayabiliyor, kendi başına yeni melodiler çıkarıyordu. Devrin ünlü müzisyenlerinden piyano dersleri almaya başladı. Sekiz yaşındayken Polonya halk şarkısı ve marş besteledi; eserleri yayımlandı.

Chopin, 1815'de ilk konserini verdiğinde henüz dokuz yaşındaydı. Liseyi bitirdikten sonra eğitimini Varşova Konservatuvarı'nda sürdüren sanatçı, on dokuz yaşına geldiğinde Polonya'nın bir numaralı piyano virtüozu olmuştu. 1829'da gittiği Viyana'da "Yeni Kuzey Yıldızı" olarak karşılandı. Halk müziğinin kaynaklarından yararlanarak bestelediği piyano eserlerinin yanında piyano çalınışına da yenilikler getirdi; aşırı incelikli çalış tarzı, seçkin müzikseverler hitap ediyordu.

Besteci 1931'de Paris'e yerleşti; zengin ailelerin çocuklarına ders vermeye başladı. Konserler ve besteler birbirini izledi. Chopin ömrünü yurdundan uzakta hasret şarkıları bestelemekle geçirdi; Rus işgali altındaki ulusunun çektiği acıları ve keder duygusunu, düşmana karşı savaşanların heyecanını yapıtlarına yansıttı. Onun yapıtlarındaki duygular, çiçekler arasındaki saklı toplara benzetiliyordu. Sanatçı, kökü demokraside yatan romantik anlayışa aristokrat bir hava katmıştır.

Chopin 1835'de konserlerine son vererek yalnızca besteler yapmaya başladı. Genç yaşında sağlığı bozuldu. Ünlü Fransız romancısı George Sand ile yaşadığı uzun soluklu aşk ilişkisi tarihin en güzel aşk mektuplarının yazılmasına neden oldu. 1849'da 1848 devriminin kargaşası içinde henüz kırk yaşındayken akciğer vereminden öldü. Cenazesinde Mozart'ın ölüm duası "Requiem" çalındı.

Piyano alanında eser veren Chopin'in çok verimli olduğu söylenemez. Chopin günümüzde sevilerek çalınan yapıtlar üretti. Onun uslübunda sade bir söyleyişle saf ve yumuşak melodilerin seçkin sentezi göze çarpar. Aşırılıklardan kaçınan sanatçının yapıtlarında kullandığı süslemeler, melodileri bütünler niteliktedir. Melodram ve aşırı çoşkunun düşmanı olan Chopin, çağdaş müziğin müjdecisi gibi görünür. İki büyük piyano konçertosu, romantik bir ruhun ölüme meydan okuyuşu olarak algılanan "Cenaze Marşı", piyano ve orkestra ile oda müziği besteleri ve solo piyano parçaları sanatçının önemli besteleri arasında yer alır.