Herbert Spencer (1820-1903)

İngiliz filozofu Herber Spencer 1820 yılında Derby'de doğdu. Babası, George, öğretmendi; Anglikan mezhebi ve geleneklere pek bağlı değildi. Ailede pek çok öğretmen olmasına karşın Spencer, kırk yaşına kadar hiçbir eğitim görmedi. Spencer çocukluğunda tarihe ve doğa bilimlerine ilgi duyuyor özellikle böceklerin gelişimiyle ilgileniyor babasının kitaplığında bulduğu eserleri okuyordu. Musiki ile uğramaktan zevk alıyor, incilden nefret ediyordu.

Düzenli bir eğitim almamasına karşın kendi kendini yetiştiren Spencer, gözlem yeteneğiyle binlerce bilimsel fikir ortaya attı. Özellikle Charles Darwin'in evrim teorisinin önde gelen rakibi oldu. Darwin, "Türlerin Kaynağı" adı yapıtının başlangıcında Spencer'i selefi olarak göstermiş, İngiltere'nin en önemli filozofu olarak nitelemiştir. Çeşitli işlerde çalışan filozof genç yaşında Birmingham demiryollarında mühendislik yaptı. Ardından The Economist gazetesine yazı işleri müdürü oldu. Zamanının büyük kısmını matematik, mekanik icatlar ve politika ile geçirdi.

Filozof 1851'de yazdığı ilk kitabı "Toplumsal Statik"te insan haklarının ve bireysel özgürlüklerin gelişimini evrimsel bir teoriyle açıklamaktadır. Seçkin bir mantıksal zekaya sahip olan Spencer, 1858'de evrim teorisini bütün bilimlere uygulamayı düşündü; 1855'de "Psikolojinin İlkeleri"ni ardından "Biyolojinin İlkeleri"ni 1857'de "İlerleme Kanunu ve Nedeni" adlı yapıtlarını yayımladı. 1862'de "Statik Felsefe"yi yazmaya başladı. Yapıtın "İlk İlkeler" adıyla yayımlanan birinci bölümünde yer alan bilimle dini uzlaştırma düşüncesi, hem bilgilerin hem de papazların öfkesine neden oldu. Dokuz ciltlik bu muhteşem yapıtın üç cildi "Soyoloji İlkeleri"ne ayrılmıştı. Diğerleri "Biyolojinin İlkeleri" ve "Ahlakın İlkeleri" adını almıştı.

Spencer, ahlaki ve siyasal inançlarını, çağdaşı olan Toplumsal Darwinciler gibi bir Doğa felsefesi zemininde geliştirmeye çalıştı. Darwin'in doğal evrim teorisinin ve bu teoriden önce kendisinin türettiği "uyum yeteneği" doğal seçilimin toplumsal hayatta uygulamasında öncü oldu. Spencer'e göre, tıpkı doğada verilen var olma mücadelesinde "uyum yeteneği en çok olan"ın hayatta kalması gibi, toplumda yaşanan rekabet de en iyi olanın ortaya çıkmasını sağlayabiliyordu. Ancak mücadele feodal toplumda askeri bir form kazanırken, sanayileşmiş toplumda rekabet ve işbirliğine dönüşüyordu. Spencer evrimin özel çıkarları genel faydaya dönüştürerek bir tür "görünmez el" gibi işlediğini düşünür. O'na göre evrimin en uzun vadeli yönelimi egoizmden özgeciliğe doğrudur. Süreç içinde toplumsal hayat, toplumsallaşmanın en yüksek düzeye ulaşmasıyla bireysellikte en büyük gelişimi sağlayacaktır. Spencer'in felsefe tarihinde evrimcili adını alan görüşleri saldırıya uğramış Hegelci görüş karşısında gerilemişse de Liberalizmin canlanmasıyla yeniden öenm kazanmıştır. Filozof'un tüm yapıtları on dokuz cilt olarak basılmıştır.