James Joyce (1882-1941)

"Şimdi, tam şimdi, Eros'un tatlı ezgiler çıkardığı
Bu kahverengi toprağın üstünde
Dolanacağız ikimiz elele,
Eski dostluğumuz hürmetine sabırlıyız,
Güzelim sevdamızın böyle bitmesine
Yas tutmayacağız."

James Joyce

İngiliz yazar James Joyce 1882'de Dublin'de doğdu. Eski Katolik bir aileden gelen Joyce, ilköğrenimini Belvedere College'inde Cizvitlerden aldı. Ardından Univercity College'e yazıldı. Milliyetçi eylemlere katılmak yerine çok sayıda dil ve karşılaştırmalı gramer öğrenerek köklü bir kültür edindi. Paris'te bir yıl kaldıktan sonra Dublin'de bir kolejde dersler verdi. Evlendikten sonra 1906'da Trieste'ye yerleşti; İngilizce dersler vererek geçimini sağladı.

Joyce, kararsız ve sıkıntılı yaşamını yazıya dökmeye karar verince önce düşüncelerini şiirle anlatmayı denedi; şiirlerini "Oda Müziği" adlı kitapta topladı. Ardından öyküler yazdı. James Joyce ne şairdi ne de öykü yazarıydı. 1916'da "Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi" yayımlanınca onun ne denli güçlü bir roman yazarı olduğu ortaya çıktı. Bu yapıt 1922'de yayınlanacak olan "Ulysses"nin habercisiydi. Ulysses dil, ifade, derinlik ve cüret açısından tek başına 20. yüzyılın kültür devrimi sayıldı. Modern çağların en çarpıcı, özgün ve çığır açıcı yapıtı, müstehcen bulunarak İngiltere ve Amerika'da yasaklandı. Joyce, Ulysses'in ardından insanların tarihini düşünen bir meyhanecinin hülyasının anlatıldığı "Bir Delinin Çılgınca Eseri" dediği yeni bir romana başladı. Yaşam boyu yoksulluk çeken Joyce, 1841'de Zürich'te öldü. 19. Yüzyıla nokta koyduğu kabul edilen başyapıtı "Ulysses'ten çok kısa bir alıntı:

"… Denize doğru uzanan ormanların gölgesi sabah sessizliğinde uslu uslu kımıldandı. Kıyıda da, açıkta da su ayna gibi aklaştı, tez canlı ayakların hafif tepmeleriyle depreşti; karanlık denizin aydınlık koynu. İkişer ikişer kucaklaşan vurgular. Harp tellerini, kucaklaşan akorları kaynaştırarak çalan bir el. Kabaran denizin karanlığında titreşen, karılmış dalgaakı sözcükler…"