Lord Bertrand Russell (1872-1970)

"Günümüzde dünyadaki temel sorun aptalların kendilerinden son derece emin, akıllıların ise devamlı şüphe içinde olmalarıdır" sözünün sahibi Bernard Russell, İngiliz filozofu ve metafizikçidir. Bertrand Russell, 1872'de Trelleck'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin oğlu olarak dünyaya geldi. Dedesi Bedford dükü ve Victoria döneminin başbakanlarındandı. Aile pek çok devlet adamı yetiştirmişti. Annesi de soylu bir aileden geliyordu. Russell'in anne ve babası son derecede radikaldi; ataisttiler ve daha o dönemde doğum kontrolunu destekliyorlardı. Küçük yaşta anne ve babasını kaybeden Russell, dedesi ile büyükannesi İskoç Presbiteriyen mezhebine bağlı Kontes Russell tarafından sıkı bir dini disiplin altında büyütüldü.

Gençliği yalnızlık içinde geçen Russell'ın ilgisini çeken iki konu, din ve matematik oldu. Evde özel eğitim aldıktan sonra Tripos College'de matematik okumak üzere burs kazandı. Ardından on sekiz yaşında girdiği Cambridge Üniversitesi'nde kendisini felsefe ve matematik alanında gösterdi; Üniversite'nin matematik bölümünden mezun oldu. Özgür düşünceli ve medeni cesaret sahibi Russell önce matematik, sonra felsefe, bilgi teorisi, ahlak, din, sosyoloji, psikoloji, politika ve sonunda edebiyatla uğraştı. Bu nedenle yaşadığı döneme "Russell Çağı" diyenler bile oldu.

1895'de Akademi üyesi olan filozof, ertesi yıl "Alman Sosyal Demokrasisi"ni yayımladı. Kümeler kavramına karşı Russell'in paradokxunu keşfeden filozof "Matematiğin İlkeleri"ni yayınladı. Frege ve Wittgenstein ile birlikte Analitik Felsefe'nin kurucusu kabul edilen filozofun 1905'de yayınlanan "İfade Üzerine" adlı denemesi felsefenin başyapıtı oldu. Felsefeyi "Üzerinde henüz belirli bir bilginin var olmadığı konularda kurgular yapmak" şeklinde niteleyen filozof, Descartes türü bir şüphecilik içindedir. Yeni gerçekçilik akımını savunan filozof, mantığı evrensel matematik sayar; matematik ilkelerinden yola çıkarak mantık yönetimi oluşturan filozof adeta mantık ve matematiğe Tanrısal bir değer verir. Onun zihinciliğe dayanan gerçekçi doktrini "İlişkicilik" adıyla anılır.

1908'de Royal Society üyesi, 1910'da Campbridge Üniversitesi öğretim üyesi oldu. Birinci Dünya Savaşı sırasında savaş karşıtı düşünceleri nedeniyle bir süre hapis yattı. Dünya çapında bir kişilik ve eşsiz bir bilge olan filozof çağının tüm sorunlarıyla derinden ilgilendi. 1920'de devrimin etkilerini incelemek üzere Rusya'ya gitti. Gezi deneyimlerini "Bolşevizm Teorisi ve Pratiği" adlı yapıtta topladı. Ardından Pekin'de felsefe dersleri verdi. "Evlilik ve Ahlak" adlı yapıtındaki cinsel görüşleri nedeniyle Cambridge'Amerika Birleşik Devletleri'nde ders vermesi engellense de filozof, "Batı Felsefesi Hakkında Hikaye" adlı yapıtından alıntılarla bir grup izleyiciye felsefe dersleri verdi.

Bilimsel çalışmalarının yanı sıra değişik kadınlarla yaşadığı fırtınalı aşk ilişkileriyle gündem oluşturan filozof, dört kez evlendi. Büyük Britanya'ya karşı Hindistan bağımsızlığının yanında yer alan barış yanlısı filozof, Hitler'e karşı, "Savaş her zaman büyük felakettir fakat bazı özel durumlarda iki büyük felaketin olmasından iyidir" görüşünü savunmuştur. Filozof, Stalinci totalirizmin ve Vietnam savaşındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetinin ve Ortadoğu politikaları nedeniyle İsrail'in karşısında yer almış, nükleer silahsızlanmanın önde gelen savunucularından biri olmuştur. Politika ve ekonomide kurtuluşu sosyalizmde bulan filozof sola yakın görünmektedir.

20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri kabul edilen filozofun "Neden Hristiyan Değilim", "Özgürlük Yolu", "Bilimin Toplum Üzerindeki Etkileri", "Politik İdealler", "Aylaklığa Övgü", "İktidar", "Eğitim Üzerine", "İnsanlığımn Yarını", "Din ve Bilim" adlı çalışmaları felsefe, mantık, dilbilim, bilgisayar teknolojisi, epistomoloji ve metafiziği büyük ölçüde etkilemiştir. Russell, insan hakları ve düşünce özgürlüğünü savunan düşünce ve yazıları nedeniyle 1950'de Nobel edebiyat Barış ödülünü almıştır. Filozof 1970'de Galler bölgesinde doksan yedi yaşında ölmüştür.