Jean François Millet (1814-1875)

Sanatı, " Sanat bir kavgadır. Kişinin canıyla, kanıyla, etiyle, kemiğiyle girişeceği bir kavga… Çalışarak kazanacağı bir kavga"dır diye tanımlayan Jean François Millet, sakalının altına gizlenen ressam olarak tanınır. Cotentin'li bir köylünün oğlu olan Millet, 1814'de Manche üzerinde bir köyde doğdu. Bir süre ailesinin yanında çobanlık ve çiftçilik yaptı. Resme yeteneği anlaşılınca bu dalda eğitim almak üzere babası tarafından Cherbourg'da ressam Langlois'in atölyesine götürüldü. İki yıl sonra Millet, hocası tarafından bazı burs olanakları sağlanarak Paris'e gönderildi. Sanatçı Paris'in karmaşasından pek hoşlanmadı. Burada soylu portreleri, manzara ve süslü kadın resimleri yaptı. Çıplak figürleri başarıyla resmetti.

1848'de devrimlerin birbirini izlediği, naturalizmle realizm çekişmesinin yaşandığı karmaşık dönemde Barbizon'a yerleşen François Millet, köylü kimliğine büründü. Yeni arayışlar içine giren sanatçı, tablolarında toplumu simgeleyen figürle yapmaya karar verdi. İlk anıtsal köylü tablosu "Buğday Eleyenler"i yaptı. Ardından "Saman taşıyıcısı", "Oturmuş Çoban Kızı", Tohum Serpen Adam", "Başak Toplayan Kadınlar","İneğini Otlatan Köylü Kadın", "Çapalı Adam", "Orakçılaın Yemeği" betimlemeleri birbirini izledi. Sanatçının tablolarının siyasi içerikli olduğu üzerine tartışmalar çıktı. "Sabah Duası" adlı başyapıtı sanatçının adını resim sanatının ölümsüzleri arasına yazdı.

Sanatçının resimleri üzerine siyasi tartışmalar süre dursun, Millet "Sabah Duası" için şöyle diyordu: " Ben bu tabloyu, bir zamanlar büyükannemin yanında tarlalarda çalışarak, ölülerimizin ruhuna kutsal duamızı söylemek için bize işimizi bıraktıran çan sesini, elde şapka çok sofuca dinleyerek ve düşünerek yaptım." 1848 devriminin simgesi olan ve köylülerin yoksulluğunu tablolarına taşıyan sanatçı, naturalizmin gelişmesinde etkili oldu. Özellikle Van Gogh ve Pizarro'yu büyük ölçüde etkileyen sanatçı 1875'de Barbizon'da öldü.