Pierre Curie (1859-1906)

"Geçtiğimiz on yıl süresince fizik alanında kaydedilen aşama göz önüne alındığında, elektrik ve madde konusudaki görüşlerimizde ne kadar gelişme olduğunu görmek şaşırtıcıdır."

Pierre Curie

Fransız fizik bilgini Pierre Curie 1859'da Paris'te bir doktorun oğlu olarak dünyaya geldi. Babası onun eğitimini sıradan bir okul yerine özel öğretmenlerle sağladı. Doğa bilimlerine ilgi duyan Pierre, genç yaşında matematik bilgisini kanıtladı. Sorbonne'da bazı kurslara devam eden ve üniversite çalışmalarına başlayan Pierre Curie, mastır derecesine eş değerde bir ödülle bilim dünyasına adımını attı. Ancak ekonomik nedenlerle doktora çalışması yerine Paris Fen fakültesinin fizik bölümüne asistan oldu. Pierre, burada kısıtlı olanaklarla bilimsel araştırmalarına başladı.

Pierre Curie'nin ilk bilimsel çalışması kızılaltı ışıları üzerine inceleme yazısıydı. Kendisi gibi bilim adamı ve araştırmacı olan ağabeyi Paul Jacques ile birlikte bilimsel çalışmalar yaptı; 1880'de katı kristallere basınç uygulandığında elektrik enerjisi üretildiğini buldu. Pierre Curie bu buluşlarını piezo elektrik, kuvars elektrometre ile pratikte uygulamaya koydu. Zayıf elektrik akımlarını ölçebilen yeni bir aygıt tasarladı. Piezoelektrik etki özelliği mikrofonlarda, elektronik parçalarda ve kuvars saatleri gibi aygıtlarda kullanıldı.

1882'de Pierre Curie, Fizik ve Kimya okulunda araştırma şefi oldu; manyetizma konusunda çalışmalara başladı. 1895'de cisimlerin değişik sıcaklıklardaki manyetik özellikleri konulu bir tez hazırladı. Sıcaklık değişimlerine bağlı olarak bazı maddelerin magnetik özelliklerinde meydana gelen ani değişiklikleri inceledi. Değişikliklerin ortaya çıktığı sıcaklığa, bilim dünyasınca "Curie noktası" adı verildi. Magnetik cisimlerin mıknatıslanma katsayısının mutlak sıcaklıkla ters orantılı olduğunu "Curie Kanunları" ile kanıtladı. Kendi adını taşıyan son derece duyarlı bir terazi geliştiren Pierre Curie kristal bilim, manyetizma, piezoelekrik ve ışınetki biliminin öncüsü oldu.

Bilimadamı 1895 yazında Marie Skldowska ile evlendi. Evliliğinden birkaç ay sonra doktora derecesini aldı ve çalıştığı Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu'nun fizik bölümünde Pierre Curie için özel bir kürsü açıldı ve profesör oldu. Curie bundan sonra çalışmalarını eşi Marie ile birlikte sürdürmeye başladı. Curieler, 1898'de önce Polonyum ardından Radyum elementini buldular. Pierre Curie 1900'de Sorbonne'da fizik kürsüsü öğretim üyesi oldu. Radyoaktivite üzerine yaptığı bilimsel çalışmalar, radyasyonun ciddi hastalıklara yol açtığı henüz bilinmediğinden Pierre Curie'nin sağlığı bozulmaya başladı.

1903 yılında Pierre ve Marie Curie, Henri Becquerel ile birlikte radyasyon çalışmaları nedeniyle Nobel Fizik Ödülü aldılar. Pierre Curie Sorbnne'da profesörlük görevinin ardından 1905'de Fransız Bilimler Akademisi'ne seçildi. Ertesi yıl 1906 yılı 19 Nisan'ında Pierre Curie, Paris sokaklarında bir at arabasının altında kalıp öldüğünde kırk yedi yaşındaydı. Eşi Madam Curie, Paris Üniversitesi'nde eşinin akademik unvanı ile onun kaldığı yerden derslerine devam etti. Pierre Curie'nin adına kurulan Radyum Enstitüsü araştırmalarını desteklemek amacıyla 1920'de Curie Vakfı kuruldu. Pierre ve Marie Curie 1995 yılında Sceaux'daki mezarlarından alınarak Fransa'nın ulusal anıt mezarı Pantheon'a taşındı.