Thomas Mann (1875-1955)

"Tatsız siyasi karınca! Hiç sevmemiş miydim onu? Asla. O leylek yürüyüşü, o kızıl saçları, o çilleri, o hasta yanakları, o kambur sırtı, o nezleli gaga burnu sevmedim. Ama o gözleri, ölünceye kadar unutmam, o engin mavi, o yumuşak ve cesur peygamber gözleri."

Thomas Mann, Lotte Weimar

20. yüzyılın en büyük Alman yazarlarından Thomas Mann 1875'de Lübeck'de doğdu. Varlıklı bir tüccar ailesinden geliyordu; kendisinden üç yaş büyük ağabeyi Heinrich Mann de yazardı. Thomas iyi bir eğitim gördü. Babasının ölümü üzerine yaşanan mali güçlükler nedeniyle Münih'e göç etti. Burada üniversite'ye girdi, fakat tamamlayamadan bir sigorta şirketinde stajyer olarak çalışmaya ve aynı zamanda haftalk hiciv dergisinde öyküler yazmaya başladı. Sonra bu öyküleri "Küçük Friedemann Efendi" adıyla bir kitapta topladı.

1897'de İtalya'ya gittiği sırada başladığı "Buddenbrook Ailesi" adlı ünlü yapıtını 1901'de tamamladı. Zengin bir burjuva ailesinin dört nesil boyunca çöküşünü dile getiren bu destansı roman Thomas'a büyük ün sağladı. Yazar ardından "Tonio Kröger", "Alaca Karanlıkta", "Kral Hazretleri" ve "Venedikte Ölüm" adlı yapıtlarını yazdı. Thomas Mann, burjuvazinin yozlaşmasını işlediği yapıtlarında, sanatla yaşam arasındaki çelişkili hayat görüşünü, düşünce ile eylem arasındaki karşıtlığı dile getirdi. Birinci Dünya Savaşı'nı milliyetçi duygularla savunan yazar, daha sonra Cumhuriyet ve Demokrasiye destek verdi.

Thomas Mann, 1924'te yayımladığı "Büyülü Dağ"da aşkın ve ölümün gücüne yenik düşen bir mühendisin öyküsünü, bir medeniyetin tümüyle çöküşü ile birlikte işlerken, "Doktor Faustus" adlı yapıtında savaştan yıkıntı halinde çıkan Almanya'yı anlattı. 1919'da Nobel Edebiyat Ödül alan Mann, 1933'de Hitler iktidara gelince sürgüne gönderildi; 1936'da Alman vatandaşlığından çıkarılan Mann, Fransa, İsviçre ve ardından Amerika'ya sığındı.

1944'de Amerikan uyruğuna geçen Mann, İkinci Dünya Savaşı'nda Alman dinleyicier için faşizm karşıtı programlar hazırladı. "Değişen Kafalar" adlı yapıtında 1940 barbarlığının tehdit ettiği ruh ve düşünceyi savunan yazar ardından büyük mitoslara yöneldi. "Yusuf ve Kardeşleri", "Yakup'un Hikayeleri", "Genç Yusuf", "Yusuf Mısır'da" adlı yapıtlarla kutsal kitap kahramanlarını yeniden yaşatmaya çalıştı. "Tanrı'nın Sevgili Kulu" ile "Sanayi Şövalyesi Felix Krull'un İtirafları" yazarın son yapıtları oldu. Thomas Mann, son yapıtını tamamlayamadan 1955'de Zürich'te öldü. Burjuva geleneklerine ve ahlakına karşı çıkan Thomas Mann, yapıtlarında öne çıkan gerçekçi gözlemler nedeniyle naturalist yazarlar arasında yer alır.