Trotsky Lev Davidoviç Bronşteyn (1879-1940)

Lev, küçük bir Yahudi ailesinin çocuğuydu. Odessa'da hukuk okuduğu sırada devrimcilere katıldı. Bundan sonra yaşamı tam bir serüvene dönüştü. 1898'de tutuklanarak Sibirya'ya sürüldü. 1900'de Trotsky takma adıyla İngiltere'ye kaçtı. Londra'da Lenin ve Plekanov ile dostluk kurdu. Kıvılcım dergisinde çalıştı. Sosyal Demokrat kongrelerinde Menşeviklerin yanında yer aldı. 1905'te kurulan Petersburg Sovyetinde etkin bir rol oynadı. Tutuklanarak tekrar Sibirya'ya sürüldü. Bu defa Viyana'ya kaçtı ve Pravda gazetesini çıkartmaya başladı. Şavaş yıllarında savaşa karşı olan Trotsky, İsviçre ve Paris'te yaşadı. 1917'de Küba yoluyla Newyork'a gitti. Avrupa'ya dönerken gemide İngilizler tarafından tutuklanarak bu kez Kanada'ya sürüldü.

Lev ülkesine dönünce, Bolşeviklerle birleşti ve Ekim Devrimi'nde önemli rol oynadı. Lenin ile birlikte önemli Sovyet liderleri arasına girdi. Dışişleri Bakanlığı Halk Komiseri oldu. Brest-Litowsk Antlaşması'nın görüşmelerini yönetti. Antlaşmanın imzalanmasından sonra istifa etti. İç savaş sırasında Kızılordu'yu kurarak Sovyetlerin başarısında önemli rol oynadı. Ural Kızılordusunu emekçiler ordusu haline getirdi. Bütün orduyu aynı şekilde örgütledi. Yeni ekonominin başarısız olması üzerine genel üretim planı teklif etti. Muhalifleri tarafından başarısızlıkla suçlandı. Bu sırada Lenin öldü. Lev, arkadaşının cenaze törenine katılmadı.

1925'te Savaş Halk Komiserliği görevinden alınan Trotsky, Stalin tarafından Kazakistan'ın Almaata kentine sürüldü; 1929'da bir daha dönmemek üzere ülkeden çıkarıldı. İstanbul'a yerleşti. "Hayatım" ve üç ciltlik "Rus İhtilal Tarihi" adlı iki eser yazdı. 1933'de Fransa'ya gitti. Buradan da sürülünce Norveç'e sığındı. "İhanete Uğrayan İhtilal" ile "Stalin Sahtecilik Okulu" adlı eserlerini yazdı. Burada da tutunamayarak Meksika'ya gitti. Stalin aleyhine çalışmalarını oradan sürdürdü.

Sınıfsız toplum, proletaryanın kendi iktidarını kuracağı hayallerini kuran Trotsky sonunda şöyle diroydu: " Şimde Sovyet Devleti tarihte eşi bulunmayan bir baskı cihazı haline gelmiştir… Bürokrasi, yığınlara hükmeden kontrolsuz bir kuvvet olmuştur… Silahlı, millet tarafından yeri alınmaktan uzak ordu, imtiyazlı bir subaylar sınıfı kurmuş, bunun zirvesinde mareşallar peyda olmuştur." Trotsky, Meksika'daki evinde 20 Ağustos 1940'da Stalin'in ajanı olduğu sanılan uşağı J. Mornard tarafından Stalin'in emriyle öldürüldü.