Vincent Van Gogh (1853-1890)

Hollandalı ressam Van Gogh, 1853'de Groot Zudret'de doğdu. Babası papaz olan Vincent, uzun zaman ne olacağına karar veremedi. Sanat yapıtları alım satımıyla uğraşan bir firmada birkaç yıl çalıştıktan ve çeşitli işlere girip çıktıktan sonra papaz olmaya karar verdi. Brüksel'deki Evangelist din okuluna gitti. Belçika kömür bölgesinde geçici vaiz olarak, madencilerle birlikte yaşamaya başladı. Onlara dostluk ve papazlık yapıyor, bir taraftan da resimlerini çiziyordu.

Vincent sonunda ressam olmaya karar verdi; anatomi ve perspektif dersleri aldı. Emile Zola'nın romanlarının etkisinde kalan Vincent, Delacroix'nun, Rubens'in resimlerini ve Japon baskılarını inceledi. Bir süre Anvers Akademisi'nde çalıştı. Van Gogh 1886'da Paris'e kardeşi Theo'nun yanına gitti. Burada kahverengileri bırakıp parlak renklerle çalışmaya başladı; resimlerinde izlenimci biçim olgunlaşmaya başladı. Yaptığı resimle, kardeşi Theo'dan düzenli para almaya başladı.

Vincent 1888'de Provance bölgesindeki Arles'e gitti; yanına Gauguin'i de çağırdı. Gauguin ve Toulouse-Lautrec'in başını çektiği bazı ressamlarla birlikte izlenimci bir grup oluşturmaya çalıştı. Ruhsal Depresyon içinde olan Van Gogh, bir kriz sırasında Gauguin'i öldürmeye kalktı; ardından usturayla kendi kulağını kesti. Aynı yıl hastaneye kaldırıldı ve bir yıl tedavi gördü. 1890'da önce Paris'e daha sonra Auversp-sur-Oise'a gitti ve burada intihar etti.

Kısa süren yaşamının son yılları delilik krizleriyle geçiren Van Gogh, en güzel yapıtlarını da bu yıllarda yaptı. Ölene dek fırçasını elinden bırakmayan sanatçı, kalın, katıksız boyalar ve dönen dokunuşlarla resimler yaptı." Tarlada", "Patates Yiyenler," "Postacı", "Güne Bakanlar", "Arles Köprüsü", "Arles Bahçesi", "Van Ggh'un Sandalyesi", "Gece Kahvesi" adlı yapıtlarını ve kendi portrelerini çizdi. 1890'da Anvers tarlalarında resim yaparken geçirdiği bir kriz sonunda kendisini tabancayla vurup yaşamına son verdi.