Zekai Dede (1825-1897)

Bin cefa görsem ey sanem senden
Bu ne sözdür ki usanmam senden,
Talihimdir beni yar vefasız eden
Sanma ki ben onu sanmam sende.

Zekai Dede

Ünlü Türk bestecisi Mehmet Zekai Efendi, klasik ekolün son büyük besteci olarak anılır. Tanzimat ve batılılaşma ile birlikte müzik formlarının değiştiği bir dönemde Zekai Dede klasik anlayışa bağlılığı ile dikkat çeker. 1825 yılında İstanbul'da Eyüp'te Cedit Ali Paşa mescidinde doğmştur. Babası Hafız Süleyman Efendi mescidin imamı ve devrin ünlü hattatlarındandı. Daha sonra Zekai Dede ve oğlu Ahmet Efendi aynı mescidde imamlık yapmışlardır. Devrin ünlü hocalarından; Mehmet Zekai'den, babasından, amcasından ve Dede Efendi'den musiki, hat ve medrese dersleri almıştır.

Mevlevi olan Zekai Dede Mustafa Fazıl Paşa tarafından korunmuş, 1845 yılında onunla birlikte Mısır'a gitmiştir. Mustafa Paşa'nın vezir ve nazır olması nedeniyle onun özel müzisyeni olarak İstanbul'a dönmüştür. Zekai Dede, otuz yıla yakın Mustafa Fazıl Paşanın korumasında rahat bir yaşam sürmüştür. 1868'de Yenikapı Mevlevihanesi'ne başlayan besteci 1885'de Bahariye Mevlevihanesi'ne Kudümzenbaşı olmuş, çile çekmeden "Dede" unvanını almıştır. Bu görevini on üç yıl boyunca ölümüne dek sürdürmüştür. Bu arada Darüşşafak Lisesi'nde musiki dersleri vermiştir.

Ney çalan Zekai Dede, dini ve dini olmayan sözlü eserler bestelemiştir. Dini olmayan yüz on yedi parça sözlü bestesi üç cilt halinde toplanmıştır. Zekai Dede, klasik bestekarların son büyük temsilcisidir. Kar, beste, semai, şarkı, ilahi, marş formlarında toplam iki yüz altmış beş eseri olduğu bilinmektedir. Zekai Dede'nin bu bestelerinin yüz on yedisi dini, yüz yirmi dokuzu ise dini olmayan bestelerdir. Zekai Dede çok sayıda ve başarılı öğrenciler yetiştirmiştir.