kitap seçki
Kültürel Etkinlikler

 

 

Sevgili Dostlar,

"Editörün Köşesi" adıyla açılan çekmeceden sizlere, belirli zaman aralıklarıyla değişmek üzere kültürel etkinlikler hakkında bilgilendirmeler yapacağımızı daha önce yazmıştım. Sonbaharla birlikte sizleri başka bir zaman ve boyuta taşımanın zamanı geldi. İstanbul'da kültürel etkinlikler, birbiri ardına başladı.




tuyGrayson Perry "Küçük Farklılıklar" (13 Mayıs - 26 Temmuz 2015)
20. yüzyılın önemli ve çok-yönlü fotoğrafçılarından Cecil Beaton büyüleyici portreleriyle ilk kez Türkiye'de, Pera Müzesi'nde. Fotoğrafçı kimliğinin yanı sıra, yazar, ressam, illüstratör, karikatürist ve ödüllü bir dekor ve kostüm tasarımcısı olarak tanınan çok yönlü bir isim Cecil Beaton. Oscar ödüllü bir kostüm tasarımcısı olan sanatçının Londra, "Sotheby's Cecil Beaton Studio Archive" koleksiyonundan derlenen sergisi, 1920-1970 yılları arasında fotoğrafladığı sanatçılar, film yıldızları, yazarlar, entelektüeller ve kraliyet portrelerinden oluşuyor. Vogue dergisi için hazırladığı kapaklarıyla hatırlanan Beaton'ın unutulmaz kareleri arasında, II. Dünya Savaşı sırasında Winston Churchill'i ofisinde gösteren fotoğrafı, yine aynı tarihlerde Life dergisine kapak olan, bombayla yaralanmış üç yaşındaki Eileen Dunne portresi en önemli fotoğrafları arasında sayılıyor. Sevgiler ve iyi seyirler...


tuyCecil Beaton "Portreler"(13 Mayıs - 26 Temmuz 2015)
Pera Müzesi, çağdaş sanatın en sıra dışı isimlerinden, Grayson Perry'nin yapıtlarını sergiliyor. Sergide, çağımızın kendine özgü ve cesur sanatçılarından olan Perry'nin, seramik, halı ve baskı işleri ile sanatçının, British Council Koleksiyonu'ndaki altı halıdan oluşan büyük eser grubu "Küçük Farklılıkların Kibri" adıyla yer alıyor. Yapıtlarında gündelik olanı; insanların günlük yaşam biçimini, modern dertleri, politikadan cinsellik ve dine uzanan toplumsal sorunları işleyen Grayson Perry, güzellik, zekâ, korku ve öfke duygularıyla bezediği yapıtları, görsel bir şölene dönüşerek izleyenleri etkiliyor. Perry'nin bu etkili zarif yapıtlarında, çocukluğuna ve bir travesti olarak kendi yaşamına ait bazı göndermelerde bulunduğunu unutmamak gerekir.

Kavramsal sanatı reddeden Pery'nin anlattığı öykülerde, el yapımı nesnelerin süslemeci niteliklerini renkler ve kendine özgü çizgilerle savunduğu gözlenir. Sanatçı, sanatın toplumdaki etkileyici gücü ve değeri üzerine cesur yorumlarıyla tanınır. Sergideki en erken tarihli yapıt, Perry'nin Birleşik Krallıkta Turner Ödülü'ne layık görüldüğü dönemden, 2002 tarihli seramik bir çömlektir. Seçkide Londra'daki National Portrait Gallery'deki büyük bir sergi için 2014'te tamamlanan "Günlerin Bir Haritası" da yer almaktadır.

"Küçük Farklılıklar" sergisinde Grayson Perry'nin sınırsız hayal gücüne tanıklık ederken, uçaklar, alışveriş merkezleri, kiliseler, cep telefonları sanatçının hayal gücünün ayrılmaz parçaları olarak yerlerini alıyor. Perry'nin yapıtlarında bazı objeleri farklı dönemlerde ve farklı formlarda tekrar tekrar kullandığına tanık oluyorsunuz. İyi izlenceler…


tuy2. İstanbul Seramik Sanat Günleri (16 Mayıs - 06 Haziran 2015)
Bu yıl ikincisi düzenlenen İstanbul Seramik Sanat Günleri 16 Mayıs - 06 Haziran 2015 tarihleri arasında Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi'nde (Maksem) sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü öğretim elemanlarının 30. yıl etkinlikleri adına karma seramik sergisi ve atölye çalışması olarak düzenlenmiş. Karma sergi, Türk seramik sanatına gönül veren yüz yetmiş altı sanatçının, yaratıcı yapıtlarından oluşuyor ve seramiğin tüm adımlarını sunuyor. 2. İstanbul Seramik Sanat Günleri boyunca Maksem'in iki odası seramik atölyesi olarak düzenlenmiş, arzu eden ziyaretçiler seramik hamuru ile tanışıp hayallerinin objelerini üretmekteler. Çeşitli konferanslarla bilimsel boyutlara taşınan 2. İstanbul Seramik Sanat Günleri, 6 Haziran 2015 tarihine kadar devam edecek; sergiyi gezmeli, görselleri incelemeli ve ellerinizi seramik çamuruna bulamalısınız.

Tarihten izler taşıyan çok özel parçaların zenginleştirdiği sergide yapıtları yer alan sevgili arkadaşım Sevim Hazer ve Remzi Hazer'in kızı Burcu Ovacık'ı kutluyorum; adını seramik sanatçıları arasına yazdıran sevgili Burcu'nun başarısının çoğalarak sürmesini diliyorum… Sergi sona ermiştir.


tuyRomantik Bale Sylvia
Bale tarihinin önemli yapıtları arasında gösterilen romantik Bale Sylvia’yı İstanbul Devlet Opera ve Balesi Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde izledim; muhteşemdi. Kırk yıl aradan sonra İstanbul’da sergilenen Bale Sylvia konusunu, ünlü İtalyan şair Torquato Tasso'nun Yunan mitolojisinden esinlenerek yazdığı 'Aminta' adlı masalsı metninden alıyor. 19. yüzyılın önemli bestecilerinden Leo Delibes’in eşsiz müziği, Fransız yaratıcı Marc Ribaud’un koreografisi, kostüm, dekor, ışık ve danslarıyla gösterim kusursuzluğu yakalıyor. En iyi bale müzikleri arasında gösterilen ve sanatseverlerce çok beğenilen yapıtın müziklerini, Şef  Elşad Bagirov yönetiminde  İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası  seslendiriyor.

Mitolojik esintisiyle izleyenlerin  belleklerinde iz bırakan üç perdelik klasik bale,   etkileyici kutsal orman dekoru içinde,  orman dansı ile başlıyor. Oyun boyunca, doğa ve av tanrısı Diana’nın avcılarından aşka inanmayan  güzel Sylvia ile aşk tanrısı Eros'un okuyla yaralanmasının ardından ona aşık olan çoban Aminta’nın aşkları anlatılıyor.  İkinci perde Orion' un Ada Mağarasında şarap ve dans partisi ile devam ediyor. Yer yer oryantalist tınılarla bezeli müzik eşliğindeki danslar görsel bir şölen sunuyor sizlere. Üçüncü perdede Deniz Kenarındaki Diana tapınağında çoban  Aminta, güzel Sylvia, kötü kalpli Orion, aşk tanrısı Eros ve doğa ve av tanrıçası Diana ile tanrılarla insanların birlikte yaşadıkları çağlar öncesindeki  mitolojik öykünün içinde buluyorsunuz kendinizi. İzlemelisiniz…

tuyHayat Kısa, Sanat Uzun; Bizans’ta Şifa Sanatı “11 Şubat – 26 Nisan 20015”
Pera Müzesi’nde Hippokrates’in “Hayat Kısa, Sanat Uzun” felsefi deyişinden yola çıkılarak hazırlanan sergide, Roma döneminden başlayarak Bizans’ın şifa sanatı uygulamalarına yer verilmekte. Bizanslıların şifa yöntemleri olan inanç, büyü ve tıbbın anlatıldığı sergide, Hippokrates’in bilimsel öğretisinin yanında hekimler, eczacılar, azizler ve büyücüler birlikte yer alıyorlar. Hastalıkların inanca göre asıl nedeni olan şeytanlardan korunmak, bedeni ve ruhu arındırmak için günlük yaşamda gerçekleştirilen ritüeller gözler önüne seriliyor. Muskaların ve bazı şifacı aziz ikonlarının göz alıcı görsellerinin yanında asıl görülmesi gereken “Hastalıkların asıl nedeni, kötü ruhlar değil, gözle görülmeyen bir takım mikro organizmalardır” diyen ve bilimsel tıbbın kurucusu sayılan Hippokrates’in tıp kitabı sergiyi izlemeyi değer kılıyor… Sergi sona ermiştir.

tuyAlberto Giacometti Sergisi “11 Şubat-26 Nisan 2015”
Pera Müzesi’nde sergilenen “Alberto Giacometti Sergisi”, 20. yüzyıl sanatının önde gelen isimlerinden heykeltraş ve ressam Alberto Giacometti’nin  retrospektif yaklaşımla hazırlanmış Türkiye’deki ilk sergisi. Sergi, Giacometti’in gençlik dönemi çalışmalarından, Paris’te Montparnasse’taki atölyesinde yaşam boyu ürettiği yapıtlarından örnekler sunuyor. Yeni izlenimci bir ressam olan babası Giovanni Giacometti’in izinde yürüyen sanatçı ilk yapıtını çocuk yaşlarında verir. Giacometti, İkinci Dünya Savaşı yıllarında küçük yontular yapmaya yönelir. Figürlerin gerçek biçimlerini uzatarak, uzaktan görülen yontu algısına yönelir. Sanatçı çok sayıda yontuyu aynı zemin üzerinde toplar ve oluşturduğu kompozisyonlarda ağaçları kadınlar, kayaları başlar oluşturur. Alberto Giacometti “Sonsuz Paris” adlı yapıtında 1960 yıllarında sanatçının yaşadığı koşulları çizgilerle betimler ve sanatçı bu yapıtında özgün yüz elli taşbaskısı betimlemeyi bir araya getirir.

Alberto Giacometti Sergisi’nde sanatçının yeni izlenimci etkilerden, post- kübist ve gerçek üstücü çizgiye uzanan yapıtlarının izini sürmek olası. Farklı çizgiler, farklı boyutlar, yaklaşımlar ve farklı bir dünya görüşü görülmeye değer… Sergi sona ermiştir.


tuyMagnum Kontakt Baskılar “26 Şubat-2 Ağustos 2015”
İstanbul Modern’de gerçekleşen Magnum Kontakt Baskılar sergisi, dünyanın en ünlü fotoğraf ajanslarından Magnum Photos’un iz bırakan fotoğraflarından yola çıkılarak hazırlanmış ve Magnum üyelerinin çektiği fotoğraflarının öyküsünü dile getirmekte. Dijital teknolojilerin gelişmesiyle geçmişte kalan kontakt baskı tekniğinde bir veya birden fazla negatifin, aynı boyutlarda tek bir fotoğraf kağıdına pozlanmasıyla elde ediliyor. Ressamların eskiz çalışmalarına benzetilen bu görüntüler, üzerinde oynanmamış, fotoğrafçının ilk gördüğü karelerdir. Magnum fotoğrafçıları bu sergide, geçmişte gerçekleşen  pek çok olaya bizleri, tanıklık etmeye davet etmektedirler. Sergide Magnum kontakt baskı fotoğralarına çok sayıda makale, kitap, dergi parçaları ile yakın çekim ayrıntıları eşlik etmektedir. Kontakt baskı foğraflar eşliğinde geçmişe yolculuk yapmayı ve fotoğraf çekmeyi sevenlere önerilir…


tuyRessam ve Resim; Mehmet Güleryüz Retrospektifi “9 Ocak-28 Haziran 20015”
İstanbul Modern Sanat’ta Ressam ve Resim Mehmet Güleryüz Retrospektifi adıyla açılan sergi, sanatçı Mehmet Güleryüz’ün, 1960’lı yıllardan günümüze uzanan uzun soluklu sanat örneklerine bir bakış anlamı taşımaktadır. Yapıtlarında insanı, yaşadığı sosyal ve siyasal koşulların odağına yerleştiren sanatçının zengin yapıtları çok yönlüdür. Resim, desen, heykel, gravür ve tiyatro çalışmalarının içinde yer alan sanatçının İstanbul Modern Sanat’ta açılan sergisi zengin görseller içermekte. Görülmeye değer bu sergide Modern Sanat, fotoğraf çekimine izin vermektedir. Sanat fotoğrafı çekmeyi sevenlere duyurulur… Sergi sona ermiştir.


tuyYüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi
İstanbul Modern, Türk sinemasının 100. Yaşını "Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi" sergisiyle kutluyor. Kişisel arşivlerden yararlanılarak hazırlanan  "Yüzyıllık Aşk" sergisinde seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler,  sinema konulu kitaplar,  romanlar, yıldız takvimler ve her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor. Sergi kapsamında ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor. 4 Ocak 2015'e kadar açık olan sergi mutlaka görülmeli diyoruz…
Sergi sona ermiştir.

tuy Sakıp Sabancı Müzesi, Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró'nun eserlerinden oluşan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 20. Yüzyılın çok yönlü sanatçısı Joan Miró'nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, "Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar" adıyla sanatseverlerle buluşuyor. 23 Eylül 2014 - 1 Şubat 2015 tarihleri arasında ziyarete açık olan sergi Miró'nun resim, baskı, heykel ve seramik çalışmalarından oluşan zengin bir seçki sunuyor. Sergi kapsamında İspanyol sinemasının önde gelen filmlerinin sinemaseverlerle buluşacağı da duyurulur… Sergi sona ermiştir.

tuy Türk sanat müziğinin unutulmaz ismi Zeki Müren sergisi"İşte Benim Zeki Müren" adıyla Beyoğlu'nda, Yapı Kredi Kültür Sanat merkezinde sürüyor. Sergide sanatçının gazino ve film sözleşmeleri, plak şirketleriyle anlaşmaları, annesinden gelen mektupları, kostümleri, çizmeleri, gözlükleri, plakları, şiirleri, bazı ev eşyaları ile çok sayıda fotoğraf ve film afişi yer alıyor. Kısaca sanatçının çocukluğundan son günlerine dek günlük yaşamına dair her şey…

Etkileyici müziği, kadife gibi yumuşak ve akıcı sesi, çok özel kostümleri, görkemli sahne şovları ve Türk sinemasında özel bir yeri olan filmleri ile belleklerimizde yer eden sanatçının şarkıları eşliğinde gezilen sergi son derece etkileyici.  Sergide, sanatçının Türk eğitim Vakfı ile Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı'na bıraktığı arşivinden seçilmiş parçalar yer alıyor. Yapı Kredi Kültür Merkezi'nde açılan sergi 20 Aralık 2014 tarihine dek görülebilir. Türk müziğinin efsane ismi "Sanat Güneşi"nin yaşamına yolculuk etmek, sanatçının yaşadığı dönemi onun nefesinin eşliğinde solumak isteyenlere önerilir… Sergi sona ermiştir.

tuy Sevgili Dostlar, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, Polonya-Türkiye diplomatik ve kültürel ilişkilerinin 600. yıldönümü  "Polonya Sanatında oryantalizm" adını verdiği sergiye ev sahipliği yapıyor: 24 Ekim 2014'de başlayan sergi,18 Ocak 2015 tarihine dek sürüyor. Pera Müzesi'nin üç katına kurulmuş olan sergi, sanatseverlere Polonya sanatından ilginç çalışmalar içeriyor. Sergide, Varşova, Kraków, Poznań, Wrocław ulusal müzeleri, Varşova Üniversite Kütüphanesi ve Łazienki Saray Müzesi'nin yanı sıra İstanbul Askeri Müzesi'nden yapıtlar da yer alıyor. 17. Yüz yıldan, 19. Yüz yılın başlarına devam eden bir dönemi kapsayan sergideki yapıtlar arasında Jan Christian Kamsetzer'in Türkiye seyahatinden desenlerin yanı sıra, Żmurko ve Brandt gibi sanatçıların oryantalist görünümleri de bulunuyor. Sultan Abdülaziz'in saray ressamlığını yapan Stanisław Chlebowski için özel bir bölüm açılan sergide; Osmanlı ülkesini ziyaret etmiş sanatçılara ait yapıtlar ilgi çekiyor.

Güneşin doğuşu anlamındaki Latince "oriens" sözcüğünden kaynaklanan Oryantalizm, doğu kültürleri, dilleri ve halklarının incelendiği batı kökenli bir akımdır. "Polonya Oryantalizmi" sergisinde yapıtların çoğu Osmanlı dünyasını konu alırken daha küçük bir bölümü Ortadoğu ve Kuzey Afrika'ya ait görselleri içeriyor.

Tanıtım broşürü için seçilen resim Polonyalı ressam Żmurkoait'a ait, sanatçı bu yapıtında harem odasının otantik ortamı içinde parlayan kumaşlar, saçılmış mücevherler arasında "padişahın emriyle" boğularak öldürülmüş bir odalığın heykeli andıran, cansız ama son derece güzel bedenini betimliyor. Kazak, Tatar, Türk insan tipleri ile kent ve çöl yaşamına ait sahneler doğuya özgü etnografik görseller içinde yansıtılıyor. Atlı biniciler, atlar, koşum takımları, silahlar ve giysiler, gerçekçi bir şekilde yansıtılmış. Osmanlı sultan portreleri ile doğu manzarasının vazgeçilmezleri olan kubbeler ve minareler tablolarda yerlerini almışlar. Osmanlı askeri tarihinin önemli askeri gelişmelerini, Napolyon'un Mısır seferini, Fatih'in İstanbul'a girişini, Varna Savaşı ile Viyana seferini betimleyen yapıtları inceleyebilirsiniz.

"Polonya Sanatında Oryantalizm" sergisini görmeniz dileğiyle... Sergi sona ermiştir.